Ramazan Ayı geldiğinde, tüm İslam Ülkeleri’nde, küçük yaşta çocuklardan yaşlılara kadar büyük çoğunluk oruç tutmaya çalışır. Genel olarak bir iç huzuru sağladığımız bu ibadetin temel niteliğini hiç düşündük mü?

 

Acaba Oruç tutmamızın nedeni yalnızca uygulanması şart olan bir ibadet olmasından, uygulanmadığı takdirde günaha girip ceza alacağımızdan korkmamız mı? Böyle düşünüyorsak oruç tutmamızın nedenlerini irdeleyip daha bilinçli bir şekilde ibadetimizi gerçekleştirmeye çalışmalıyız. peki nedir bu sebepler?

 

Bu konuyu belli konu başlıklarıyla sıralayıp açalım

 

  1. Dini ve itikadi nedenler: Müslümanların dil ve bedenle yaptıkları, farziyeti olan bütün ibadetlerinin temel niteliği Allah’ın emri olmasıdır. Bir Müslüman en önemli yaşam şartı olan yeme içmek ihtiyacından yalnızca Allah’ın emri olduğu için el çekiyor. Yine yalnız Allah’ın emri olduğu için kazandığından karşılıksız olarak yoksullara pay veriyor. Maddi bir yükümlülüğün altına girerek kurban kesiyor ve hacca gidiyor. Bunları temel olarak Allah’ın emirlerine bağlı olduğunu göstermek için yapıyor. Kendi benliğini Allah’ın emirleri karşısında ikinci plana çekiyor. Bu orucun en önemli nedeni ve kişinin kulluğunun en önemli göstergesidir.
  2. Sosyal nedenler: İslam evrensel bir din olması sebebiyle hükümlerinin büyük kısmı toplumsaldır. Ve toplum hayatını düzenlemeye, sosyolojik bir takım problemleri düzeltmeye yöneliktir. Örneğin kurban kesmek, zekat vermek, mali olarak yılda bir sürede olsa eşitliğin sağlanmasını amaçlar. Oruç bedenle yapılan bir ibadet olsa da oruç tutamayanların tutamadığı gün sayısınca yoksulları doyurması, komşu ve akrabaların, zenginlerle fakirlerin birbirlerin sofralarına misafir olarak ekonomik bir denge sağlanması, insanların birbirlerine yardım etmeleri için psikolojik donanımı kazanması sağlanır.
  3. Bireysel nedenler: İnsanın kendi kişiliğini geliştirmesi ve İbadetlerini yaparken nefsine boyun eğmemesi, günahlara karşı daha sabırlı olması sağlanır. Oruç tutan insan açlığını bastırarak nefsini eğitir ve daha güçlü bir iradeye sahip olarak özellikle çağımızın hastalığı olan çeşitli bağımlılıklara karşı daha güçlü davranır. Hem de günahlara karşı daha sağlam bir duruş sergileyebilir. Ayrıca oruçla ile birlikte düzenli yeme alışkanlığına kavuşulur. Bu da vücudun sindirim dengesini kolaylaştırarak, bireysel sağlığımızı tıpkı ruhsal sağlığımız gibi olumlu yönde etkiler.

 

Tüm bu sebepler çoğaltılabilir. Hatta her birimiz kendine özgü faydalar dahi sayabilir. Ramazan Ayı’nda orucun sağladığı bu faydaları genel olarak yıla yaymalı. Allah’ın bizlere yalnızca bir ay için değil ömrümüzü düzene sokup irşat etmek için mübarek kıldığı ramazan ayını bu bilinçle değerlendirmeliyiz.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here