İnsanlığın ilk yerleşim yerlerinden biri mezopotamya adı verilen, Fırat ile Dicle nehri arasındaki bölgedir. Bu bölge bir çok devlet, imparatorluklara ev sahipliği yapmış ve günümüze kadar bir çok eser bırakmıştır. İşte bu bölgede yerleşim yerlerinin en eskilerinden biri ise, Hasankeyf’tir. Dicle nehrinin güney kısmında bulunan şehrin yerleşim geçmişi antik çağlara kadar dayanmaktadır. İlk yerleşimi kimlerin sağladığına dair net bir bilgi bulunmasa bile şu ana kadar yapılan çalışmalar sonucunda, yerleşimin çok eskilere dayandığı gözlemlenmektedir. Ilıman iklim yapısı, ekip biçmeye yararlı toprak yapısı, su yolu üzerinde bulunması, ticaretin kolaylıkla yapılabilmesi ve yüksek kayalıkların üzerinde kurulu olmasından dolayı yaklaşık 20 büyük devlet ev sahipliği yapmıştır. Bizanslılar yaptıkları kaleden sonra çok uzun yıllar hasankeyf’i kaybetmemiş olsalar bile 7.yüzyılda islami devletlerin akınları sonucunda bir daha islam devletlerinden çıkmayacak şekilde fethedilmiştir. Artuklular ile beraber en sağlam temelli zamanlarını yaşayan Hasankeyf, Osmanlı imparatorluğuna geçtikten sonra ekonomi ve ticaret yollarında önemli bir dinlenme noktası olmuştur. Şehrin, sanayii yapımına uygun bir yapısı olmaması hayvancılığın, tarımın ve dokumacılık kültürünün gelişmesine olanak vermiştir. Birçok tahribat görse dahi yine de fazlaca eser günümüze kadar ulaşmıştır. Bunlardan bazıları; Kale, köprü, el-rızk camii, zeynel bey türbesi, küçük saray, büyük saray gibi eserler halen günümüzce ziyaret edilip görülebilir eserlerdir. Son 35 yıldır ise, yapılması planlanan Ilısu barajı yüzünden şehirden çok büyük bir göç olmuştur. Yerleşim ise sıfıra yaklaşmış olup şehrin en önemli kültürlerinden biri olan Dokumacılık kültürü ölmüştür.

tempmailo

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here